|
||||||
|
|||||||
| Kıl Dönmesi Ameliyatı Kıl Dönmesi Ameliyatı hakkında tüm soru ve sorunlarınızı sorabileceğiniz bölüm |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|||
|
merhaba ,
bundan 13 ay kadar once kil donmesi ameliyatı oldum.Acık ameliyat idi ancak yaram 6 ay gecmesine ragmen hiç kapanmadi daha sonra 9 ay sonunda bana tekrar ameliyat dedi bir daha o doktora gitmemeye karar verdim . ve ameliyattan 12 ay sonra baska bi doktora gittim. hemen ameliyat olmam gerektigini soledi doktor bey ve flep yöntemi ile yaklasik 45 - 50 arası dikis atti . daha sonra yara yaklasik bezelye kadar acik kaldi kapanmadi, daha sonra gumus nitrat tedavisi ile yaram cok cok cok küçülene kadar kapandi ancak bugun yaram tekrar aynı yerden acildi , ben bu kadar kısa zaman icindi gecirdigim iki ameliyat yuzunden pskojik olarak cok kotu durumdayim ve tamamen doktor beye guvenım bitti ancak bana terlememem gerektigini sölüyor doktor bey ve buna cok dikkat ediyorum sizce ne yapmaliyim gittigim iki doktorda yarama gayet iyi baktigimi soledi sürekli tuy dokucu krem ile temizliyorum yardımlarinizi bekliyorum |
|
|||
|
Öncelikle size geçmiş olsun. Web siteme üye olurken de belirtildiği gibi ben yapılan ameliyatlar hakkında etik kurallar gereği yorum yapmıyorum, size genel olarak yönlendirme yapacağım. 13 ay önce açık bırakma ve 1 ay önce flep yöntemi ile iki farklı cerrah tarafından kıl dönmesi ameliyatı geçirdiğiniz ve halen bazı sorunlarınız olduğu anlaşılıyor. İkinci ameliyatın sonrasında daha bir ay olduğu için daha ameliyat sonrasında erken dönemdesiniz ve bence henüz nüks denilebilmesi güç. Bence mevcut cerrahınızın önerilerine kulak vermeniz yararlı olur.
Sizin durumunuz aslında hiçde ender değil ve maalesef ülkemizde sık olarak rastlanılan bir sağlık sorunu. Kıl dönmesinin 16-30 yaş grubunun sorunu olduğunu ve ağırlıklı olarak erkeklerde görüldüğünü ve bu gruptaki kişilerde ülkemizde % 10 oranında rastlandığını göz önüne alırsanız, bu hasta grubunun büyüklüğü hakkında bir fikir kafanızda oluşur. Yapılan kıl dönmesi ameliyatlarının % 10’unun nüks ettiğini düşündüğünüzde ciddi bir sorun karşınıza çıkar. Türkiye İstatistik Kurumu’nun adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre 31 Aralık, 2009 tarihi itibarı ile ülkemiz nüfusu yaklaşık 72.5 milyon olarak belirlenmiştir. Kadın ve erkek oranı yaklaşık olarak birbirine eşit, 15-64 yaş grubunda bulunan çalışma çağındaki nüfus, toplam nüfusun % 67’sini oluşturmaktadır. Ülkemiz nüfusunun % 26’sı 0-14 yaş grubunda ve nüfusun yaklaşık % 30’una yakını kıl dönmesi sorununun saptandığı 16-30 yaş grubunda yer almaktadır. Bu nedenle kıl dönmesinin ağırlıklı olarak erkeklerde belirlendiği düşünülürse, sadece erkekler ele alındığında bile nüfusun % 15’i eder. Bu kitlenin % 10’unda kıl dönmesi sorunu olduğunu varsayarsak ülke genelinde sadece erkeklerde tüm nüfusun % 1.5’i yani 1 milyona yakın kıl dönmesi sorunu olan kişi olduğu ortaya çıkar. Bu kişilerin yarısının ameliyat olduğunu varsaysak ki 500.000 kişi eder, bunlarında ortalama % 10’unun nüks ettiğini varsaydığımızda, ülkemizde sizin durumunuzda kaba hesapla 50,000 kişi olduğu ortaya çıkar. Kıl dönmesi, kılların kuyruk sokumu, kasık bölgesi, genital bölge, koltukaltı ve nadiren göbekte cilt altına geçip yara, apse ve fistül (tünel) oluşturmasıdır. Diğer adları ‘dermoid kist’, ‘pilonidal sinüs’ veya ‘sinüs pilonidalis’yani cilt altı kıl yuvasıdır. Sırt ve baştan dökülen kılların kuyruk sokumundaki iki kaba et arasındaki olukta (intergluteal sulkus), kıllı ve terli oluğa takılıp sürtünmelerle oluğun en dibindeki ter bezi deliklerinden vida veya matkap gibi dönerek cilt altı yağ dokusu içine hissettirmeden girmesi, delikler açması ve bu deliklere giren bakterinin de katkısı ile etrafının iltihaplanmasıdır. Kıl dönmesi, 16 ila 30 yaş arası kıllı ve hafif kilolu, genç erkeklerde cinsiyet hormonlarının kıl ve yağ bezlerini etkilemesi ile oluşur. 40 yaş üzerindeki kişilerde nadiren görülür. Batı toplumlarında kıl dönmesi (pilonidal sinüs) görülme sıklığı erkeklerde % 1 ve kadınlarda ise % 0.1 sıklıkta görülür. Ülkemizde yapılan araştırmalarda genç erkeklerde kıl dönmesi görülme sıklığının % 10’a yaklaştığı, yani batı toplumunun yaklaşık 10 katı olduğu belirlenmiştir. Açık bırakma: kistin cerrahi olarak çıkartılıp, yaranın açık bırakılmasıdır. Apseli olan olgularda tercih edilir. Yaranın kapanması 3-6 ay arasında zaman alır. Flep yöntemi: Limberg, Karidakis vb. flep yöntemleri ağırlıklı olarak tercih edilir. Buradaki tedavinin esası farklı bir bölgedeki dokuları oluşan boşluk alanına kaydırmak ve hastalığın meydana geldiği orta hattın yönün saptırmaktır. Tekniklere göre değişmekle birlikte, kıl dönmesi ameliyatı sonrasında, % 5-15 arasında değişen nüks veya tekrar etme oranları mevcuttur. Kıl kesesinin tümünün ameliyatla alınması sonrasında, ameliyat sahasında bir iyileşme (granülasyon) dokusu oluşur ve bu bölgenin kılları, deri artıklarını oraya tekrar çekebilir ve böylelikle bir yabancı cisim reaksiyonu oluşturarak kıl dönmesi hastalığının tekrarlamasına yol açabilirler. Kıl dönmesinin lokal tedavisinde en sık olarak gümüş nitrat kullanılmaktadır. Bu kimyasal madde fistül girişlerinden içeriye verilir ve bu işlemler ortalama 10-15 dakika içinde tamamlanır. Haftalık veya iki haftalık kontrollerle ortalama 4-6 hafta içinde iyileşme olması beklenir. Bazen lokal anestezi altında fistüller arasındaki ilişkileri kesmek gerekebilir. Uygun koşullarda deneyimli ellerde yapıldığında gayet olumlu sonuçlar alınabilmekte ve nüks etme yani tekrarlama şansı % 8-10 civarında olmaktadır. Hasta birkaç kez üst üste hekime yara bakımı amaçlı gitmelidir. Kıl dönmesinde lokal tedavinin avantajları: genel anestezi gerektirmemesi, muayenehane koşullarında uygulanabilen küçük bir girişim olması, işlem sonrasında yatak istirahati gerektirmemesi ve işten geri kalma olmaması, nüks oranının düşük olması ve nüks ederse aynı yöntemle tedavi edilebilmesi ve çok az bir kesi izi kalması, kozmetik sorun olmamasıdır. Kıl dönmesinin nüks etmesini önlemek için pratik öneriler: - Hekimin önerdiği şekilde, hastalar temizlik ve pansumanları yaptırmalı - Yara veya kıl giriş delikleri iyileştikten sonra, kuyruk sokumu oluğu her gün yıkanıp silinerek boşta gezen kıllar temizlenmelidir. - Çok kıllı olanlar, kuyruk sokumu oluğunu, haftada bir kez kıl dökücü krem ile veya cımbızla temizlemeli, kaba etlerini genişçe traş ettirmeli. - Lokal tedavi sonrasında lazer ile kılların uzaklaştırılması, nüksü önlemede en etkin önlemdir. Saygılarımla, Prof. Dr. Korhan Taviloğlu Genel Cerrahi Uzmanı Kıl Dönmesi Şikayeti Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin Prof.Dr. Korhan TAVİLOĞLU - Genel Cerrah Genel Cerrahi Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin DrTaviloglu.TV - Hastalara Yönelik Video Sitesi |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|