Kıl Dönmesinde Lazer Tedavisi

Pilonidal sinüs olarak bilinen kıl dönmesi, vücudumuzda dökülen kılların cilt altı dokuya girmesi ve vücudun buna karşı reaksiyon oluşturmasıdır. Kronik bir enfeksiyon rahatsızlığı olarak da geçen kıl dönmesi, yaygın düşüncenin aksine doğuştan değil daha sonradan oluşan bir hastalıktır.
Genellikle uzun süre masa başı çalışanlarında, yapı olarak çok kıllı insanlarda, kaykılarak oturan kişilerde daha sık görülür. Kıllanmanın daha aktif olduğu dönemlerde yani 16-45 yaş arasında daha çok erkeklerde görülen ve rahatsız edici bir problemdir. Normalden fazla terleyen, aşırı kilolu kişilerde kıl dönmesi ile karşılaşma oranı daha yüksektir. Kıl dönmesi (pilonidal sinüs) insan vücudunun arka bölümünde kuyruk sokumu civarında görülür.
Bunun yanı sıra  koltuk altı, sakal bölgesi, kasık bölgesinde yani genel olarak cildin ince olduğu bölgeler kıl dönmesinin görülebildiği diğer alanlardır. Yanlış oturmaya ve ya sürtünmeye bağlı ince deri üzerinde açılan küçük gözenekler sayesinde cilt üzerinden geçen kıllar deri altına girer ve zamanla birikir.
Kıl dönmesi vücuda verdiği harabiyet değişkenlik gösterir. Cilt üzerinde lezyonlara, ufacık bir oluşumdan çok daha büyük bir kitleye dönüşebilir. Hastalar genelde ilk evrelerde kıl dönmesini küçük sivilce ya da şişlik olarak tanımlar.  Kıl dönmesi çoğu zaman enfeksiyon gelişene dek pek belirti vermez. Enfeksiyon oluştuktan sonra çok şiddetli ağrılara neden olur.

Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisi

Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi son yıllarda geliştirilen, bireyi işinden ve günlük işlerinden alıkoymayan, hastanede yatmasını gerektirmeyen, rahatsızlığın nüks etme durumunu ve tedavi masraflarını minimuma çeken, uygulaması kolay, hem hasta hem de hekim için oldukça konforlu bir tedavidir. Mikrosinüsektomi (lazer) tedavisi olarak da bilinen, tekrar eden veya çok büyük boyutlara ulaşan her türlü kıl dönmesi vakasında başarılı ile sonuçlanan bir yöntemdir. Steril ameliyathane şartlarında yalnızca lokal anestezi uygulaması altında 10 dakika kadar kısa bir sürede işlem tamamlanmaktadır.

Ameliyatsız Tedavilerin Hastaya Sunduğu Avantajlar

  • Klasik ameliyatlar sonrasında 15-30 cm lik ameliyat izi kalırken, ameliyatsız tedavilerde böyle bir durum hiç görülmez. Çünkü lazer tedavisinde dikiş atılmaz.
  • Klasik ameliyatlarda hasta nedeniyle 1 aya yakın banyo yapamazken, lazer tedavisi sonrasında banyoya, denize ve havuz girebilir.
  • Ameliyat sonrasında hastalarda meydana gelen yara bölgesinde oluşabilen kötü kanı emip  yok etmesi açısında takılan dren lazer tedavisinde gerek kalmamaktadır.
  • Kıl dönmesi Lazer tedavisinde tamamen dikişsiz  olduğu için kısa sürede cilt eski haline dönmektedir.
  • Klasik ameliyatlarda ameliyat sonrası 15 gün ağrı hissedilirken söz konusu lazer tedavi de ağrı, herhangi bir ağrı kesiciye ihtiyaç duyulmayacak şekildedir.